Günümüzde birçok bireyin karşılaştığı durum; D vitamini eksikliğidir. D vitamininin vücudumuzdaki işlevi oldukça fazladır. Kalsiyumun ve fosforun emilimi için, kemik ve kas sağlığı için, organların düzenli çalışması için, diş,saç ve cilt sağlığımız için, tiroid bezi gibi hormonları etkileyen organların işlevini yerine getirebilmeleri için D vitamine ihtiyacımız vardır. D vitamini eksikliğinde sağlığımız kötü etkilenmekte ve birtakım bozukluklar ortaya çıkabilmektedir.
D vitamini vücudumuza üç farklı yolla sağlanır. Birincisi cildin ürettiği , ikincisi yediğimiz besinlerle aldığımız D vitamini, üçüncüsü de direkt D vitamini kullanımıdır. Vücudumuza D vitaminini sağlayan kaynakların başında güneş ışığı gelir. Yaz aylarında maruz kalınan güneş ışığı D vitamini ihtiyacını büyük oranda karşılamaktadır. Deri tarafından emilen güneş ışığı aşırıya kaçmadıkça gereklidir. Açık havaya çıkmayanlar, kapalı giyinenler ve daima güneş kremi kullananlar D vitamininden faydalanamazlar. Ayrıca gebelikte ve aşırı kilolularda D vitamini ihtiyacı artar.
İleri evrelerde kemik sağlığının olumsuz etkilenmesi sonucu raşitizm meydana gelme riski vardır. Raşitizmde kemikler sağlamlığını kaybeder ve yumuşar. Bu D vitamini eksikliği belirtilerinin dışında belirti görülmeme ihtimali de vardır.
Kan tahlili sonucunuzda 25- hidroksivitamin D değeri olarak göreceğiniz bu değerin sınıflandırılması şu şekildedir:
D vitamini takviyesi eksikliğin durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Tek dozluk enjeksiyon ile uzun süre eksikliği tamamlayan takviyeler, ağızdan alınan damlalar veya haplar mevcuttur. Hamilelerde D vitamini ihtiyacı artmaktadır. Bu dönemde D vitamininin takibi oldukça önemlidir. Koyu ten ve saç rengine sahip çocuklara, iki yaş altına, güneşten faydalanamayan bireylere, dışarıya çıkmakta zorluk yaşayan yaşlılara D vitamini takviyesi yapılmasında fayda vardır.