Birçoğumuz hayatımızda bel ağrısı çekmişizdir. Zaman zaman bu ağrıyı sanırım bel fıtığı oldum diyerek betimlediğimiz olmuştur. Tabiki bunu anlamamız kendi kendimize mümkün değildir. Bel ağrısının süresi ve şiddetine göre değişen belirtilerin altında yatan nedenler farklı olabilir. Bel fıtığı nasıl meydana gelir, tedavisi nasıl yapılır ve bel fıtığı olmamak için neleri yapmalı, neleri yapmamalıyız bu makalemizde hep beraber öğrenelim.
Bel fıtığını tetikleyen birkaç risk faktörü bulunmaktadır. Bunlar; obezite, aktivite azlığı, ağır mesleklerde çalışmak, sigara kullanımı ve insan fizyolojisine uygun olmayan omurga hareketlerini yapmamızdan kaynaklanabilmektedir.
Bel fıtığı oluşumuna neden olan risk faktörlerini sıralamıştık. Bu faktörlerin hastalık sonucunu doğurmasının ana sebebi omurgadaki disklerin yapısının bozulmasıdır. Aşırı kilolu olmak, ağır yük kaldırmak, disklerde kaymaya neden olabilecek bilinçsiz hareketler yapmak insan fizyolojisine olumsuz katkıda bulunur. Bel fıtığını önlemede yapılabilecek uygulamalara örnek verecek olursak:
Bel fıtığının teşhisi, şikayetler sonucunda yapılan manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile kesin olarak konulabilmektedir. Bunun yanında doktorun tecrübesi ve yönlendirmesi de büyük önem taşır.
Bel fıtığı tedavisi fıtığın derecesine göre değişebilmektedir. Hareket kısıtlılığı, uyuşukluk gibi ileri belirtiler yok ise kas gevşeticiler, dinlenme ve hareket kontrolünü sağlayabilme yolları ile tedavi gerçekleştirilir. Kas gevşeticiler fayda göstermiyorsa fizik tedaviye başlanabilir. Fizik tedaviyle artabilen ağrılara yönelik nükleoplasti ameliyatları vardır. Nükleoplastide disklere iğne ile girilerek fıtık yok edilmeye çalışılır. Riskli bir tedavi yöntemi olmamakla beraber olumlu sonuçları da çok fazla değildir.
Tüm bu yöntemler işe yaramadıysa ve şikayetlerde artma mevcutsa ameliyat yapılır. Ameliyat ile diskler temizlenir ve sinirler üzerindeki baskı ortadan kaldırılır. Bel fıtığı ameliyatlarının yapılış stilleri farklılaşmakta ve en uygun tedavi hastaya göre belirlenmektedir. Ameliyatla istenen sonuç yüksek oranda sağlanmaktadır. Omurga eski haline dönmese de hareket kabiliyeti arttırılabilmekte ve vücut ağırlığı orantılı olarak bedene paylaştırılmaktadır.